MUHTAR : Hasan METİN
NÜFUS : 200
TUİK : 182
Hane Sayısı : Kış 90 hane Yaz 110 hane
Konum : İlçe merkezinin güneybatı kısmında yer almaktadır
Uzaklık : 27 km
Bağlıları : Taşköprü, Dikilitaş, Vijna
Komşuları : Yeşilyayla ve Çiğnir Köyleri
Dernek Başkanı : M.Kemal ARSLAN
Arapgir Divriği Karayolunun batısındadır. Birbirlerinden uzak yerleşim yerlerinden oluşur. Göldağı’nın eteklerinde kurulan köy çayın doğu yakasında kalır. Kavak, meşe, söğüt, meyve ağaçlarıyla yeşile baharla birlikte bürünür. İlçeye uzaklığı 33 km’dir. Köyün civarında Yeşilyayla, Sugeçti, Çiğnir, Eğnir, Yoncalı (Arguvan) köyleri bulunur. Göldağı, Karakaya, Teke Sırtı, Şotik Çayı coğrafi özellikleridir. Köyün ismi ve yerleşim alanı ilk kurulduğundan beri aynı kalmıştır. Suceyin ismi etrafındaki dere ve çay suyundan dolayı su arası veya suyu iyi (suca iyi).Kemaliye’nin eski ismi Eğin olması nedeniyle Eğin’e benzerliği su yönünde görülmüş bundan dolayı Sucueğin benzetmesi de ileri sürülebilir. Köyün ilkçağ uygarlıklarından kalma kilise kalıntısı ve harabeleri görülür. Kaya mezarları, insan eliyle kayalardan açılan küçük geçiş sağlayan kaya yolu, Taş köprüsü Türk tarihi öncesine aittir. İpek yolu denilen Kervanyolu, han yerleri gibi eserlerde Türk tarihi ile bağlantılıdır. Köyün mezraları Dikilitaş, Pınar,[ Vijna Vicna), Taşköprü’dür. Taşköprü’de bulunan tarihi köprü buranın adıyla anılır. Abanık kemerli, yüksek köprü kesme taşlarla, ayakları kayalıklar üzerine oturtulmuş tek gözlü eserdir. Bu köprüye tarihi Kervanyolu da bağlanır. Köprü şu an insan geçidine imkân verecek halde görünse de birkaç taşın düşmesi köprünün kullanılamaz hale geleceğinin farkına varılarak en kısa sürede restore edilmesi gerekir. Taş Köprü’nün görünümü tarif edilemez güzelliktedir. Karakaya’nın da kendine ait yapısıyla heybetli görünüm sergiler. Suceyin’in kesin olmamakla beraber, köyün Yavuz döneminde Malatya’nın alınması sonucu (Çaldıran Seferi sonrası 1515)Osmanlı topraklarına katılmıştır. Suceyin’e 12 yy. dan da itibaren bazı Türkmen toplulukların gönderilmesi Suceyin’in Türk yapısını oluşturur. Suceyin el sanatları yönünden zengindir. Hala el sanatları ile ilgili üretim görülmektedir. Suceyin köylüleri eskiden beri dokuma ihtiyaçlarını çözgü yüzlü cicim dokuma yoluyla yaparlardı. Sergi, örtü, taşıma işlerinde cicimi kullanmışlardır. Cicim ile şunlar üretilmiştir:
Harar (Keçi kılından dokunan büyük çuval), çuval (hararın küçüğü), çul (örtü sergi malzemesidir), heybe (hayvan üstüne veya insan omzuna atılarak içine gerekli malzemenin konulduğu dokuma ürünüdür), torba ( sebze, meyve, ürün taşıma amaçlı kullanılır), çobançantası ( dağda omuza alınır, eşya konulur, koyun, keçi yavrularsa yavruları çantaya konulur. Çoban dağda topladığı bitkileri buraya koyardı), süs çantası ( hanımların kollarına taktıkları, içinde özel eşyalarının bulunduğu çantadır). Suceyin de yünlerle çetik (patik), renkli çoraplar, eldiven gibi el örgüsü işlerde vardır. Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Sulu ve susuz arazilerde çiftçilik yapılır. Küçük ve büyükbaş hayvancılık da görülür. Arıcılık civarda çiçeklerin varlığıyla sürdürülür. İklim ve tabiat şartlarının getirdiği bazı zorluklarla arazilerin yetersizliği Suceyinlilere İstanbul ağırlıklı dışarıya göçe yöneltmiştir. Suceyin de ticaret ve sanat alanında çalışan az da olsa köylülerde bulunur. Suceyin’in cevizi ve barbunyası Arapgir ve gurbettekilerinin vazgeçilmezidir. Suceyi’nin folklorik özelliği bol olan geçmişi köyünde barındıran nadir kültürlerimizdendir. Köyün yetiştirdiği yüksek dereceli memur, asker, işadamı bulunur. Köyün su kaynakları plan ve program dâhilinde kullanıldığında verimli olacaktır. Köyde kanalizasyon su kanalları, iletişim öncelikli konular arasındadır. Köylüler ve dışarıdaki Suceyin’lilerin gayretleriyle kamuda gelecek destekle çözülebilir. Köy yaz aylarında nüfus bakımından kalabalıklaşmaktadır. Köyde emekli oranı yüzde ondur. Köyün dışarıdakilerle beraber toplam nüfusunu 2500 civarında olduğu tahmin edilir. 1980’de 802 kişi olan köy, 2000’de 248, 2010’da da 200 kişidir.
Köyden Resimler;
http://www.arapgir.gov.tr/koylerimiz2/suceyin-koeyue#sigProGalleria5d716e734d















Tarihin derinliklerine inildikçe Arapgir'in mevcut olduğu görülmektedir. Profesör Derkot'a göre Eski Malatya'dan Zimmara'ya giden
