MUHTAR : Hüseyin ŞAFAK
NÜFUS : 218
TUİK : 206
Hane Sayısı : 101
Konum : İlçe merkezinin güney kısmında yer almaktadır
Uzaklık : 20 km
Bağlıları : Geçitli(Dişterik)
Komşuları : Alıçlı ve Günyüzü Köyleri
Dernek Başkanı: Mustafa GÜRSOY
Arapgir Malatya kara yoluna 6 km ilçeye 18km uzaklıktadır. Dişderik mezrası düz bir arazi yapısıyla çevrilidir. Aktaş köyü ise Dişderik’e göre daha çukurda düz bir arazi yapısı özelliği taşır. Ağaç yapısı seyrektir. Badem,kayısı,üzüm bağları kısmen bulunur. Pınar ve dereleri köyün zenginliğini ifade eder. Söğütlü çayının kaynaklarındandır. Çayda balık köyün en önemli spor ve sosyal yaşamıdır. Köyün etrafında Boğazlı, Onar, Bostancık, Alıçlı, Günyüzü köyleri vardır.Daha önceki ismi Gocu’dur. Gocu kelimesi büyük bir ihtimal koca (yaşlı, pir, ulu, büyük) ile bağlantılıdır. Göçi cemaatinin (göç eden)isminden de gelebileceği var sayılır. Köyün ilk yerleşim yerinde çıkan buluntular sonucu ören harabeleri adlı mevki olsa gerektir. Taş yığıntıları ki sütun, kaide,küpsütun başlığı ve sicim, bitkisel motiflerle taş bezemesi sütun başlığının sanatının inceliğini vurgular. su arkının kalıntıları Türk öncesi tarihini ifade eder.Ören Harabeleri Roma Dönemi’ni çağrıştıracak eserleri bulundurur. Taş işçiliğindeki zarafet ve Latin alfabesiyle yazılı D O harfler yerleşimin Romalılarla bağıntısını gösterir. Menteşe Vadisi’nin İndelik Mağaralarıyla da kaya mezarlarını anımsatmaktadır. Köyün etrafındaki Kale adı verilen yapı kalıntıları da ihtimal dini mabet veya gözetleme alanları olabilir. Tarihi rivayetlere göre Aktaş köyünün kurucusu olarak Musa Koca’nın olduğu şeklindedir. Musa Koca’ nın Koca kelimesinden dolayı dini bir hüviyetinin olduğu sanılır. 12 yy başlarından itibaren Oğuz Türklerini bu bölgelerde görmekteyiz. Çubuk oğullarına (1085- 1112) kısa bir süre bağlanan Arapgir ve civarı bu sıralarda Türk yerleşimcilerine açılmaktaydı Aktaş ve civarında Türkmenlerin yerleştiği kayıtlarda yer alır. Musa Koca ve Munzur tarafından geldiği düşünülen Şavuk Koca arasındaki akrabalık bağı Aktaş’ın rivayet tarihini meydana getirir. Aktaşlılar kökeni bu iki ailenin devamı Musagilleri ve Şavuk ( Şafak ) ’lıların olması ihtimal dâhilindedir.Köyün bin beş yüz metre doğusunda Fadıllı Deresi ile Miyan Deresinin birleştiği alanın güneyinde Şavuk Koca Mağarası, Doğal mağaranın ağaçların mağara duvarlarına oyuklarla tutturulması yoluyla mağara iskana uygun hale getirilmiştir. Şavuk Koca’nın inzivaya çekildiği dini bir hüviyetinin olabilirliği düşüncesiyle mağarayı iskan amaçlı kullanmıştır.1530 Arabkir Livasında Göçi Topluluğunu Abad nahiyesinde göstermektedir . Göçi topluluğunun Aktaş’a geldiği yer Kemaliye’nin Karapınar Köyü Kıyı (Gücü) Mezrası Göçi’nin hem köy hem de mezra şeklinde kaydı geçmektedir.Gücü yazılışıyla da Arabkir’e bağlı mezra statüsü dahilindedir. Göçi topluluğunun sonraki kayıtlarının Geçi şekliyle gösterilmesi nüfus kaydında yaklaşık sekiz kişiyi işaret etmesi göç ederek Arabkir’e yerleşerek Göcü’yü (Aktaş)mezra statüsünde köy haline getirmeleri düşünülür. ..1643 yılı avarız hane(vergi) defterine göre Göçi ‘nin altı nüfus esas vergiye tabi tutulduğu anlaşılır. Her haneyi klasik hane halkını da katarsak ki bu tahmini dörttür, yirmi dört nüfus eder. 1530 da Aktaş havalisinde Fadıllı ve Örencik yerleşimleri bulunmaktadır. Aktaş köyünde tarım, hayvancılık ve arıcılık var olan köylülerin geçim kaynağıdır. Köy dışında ağırlık İzmir’de gurbette bulunurlar. Yazın köyün nüfusu birkaç kat artar. Köyün genel görünümü parke taşı döşeli tertiplidir. Yazlak Şenlikleri Aktaşlıları bir araya getiren önemli sosyal olaydır. Devlette önemli mevkilerde Aktaşlılar bulunur eğitime önem veren köydür. Aktaş köyünde kooperatifleşme çabaları vardır. Büyük ve küçükbaş hayvan sayısının köyde artırılması projesi ile sulama amaçlı göletlerin uygun derelerde oluşturulması çabaları vardır. Mermer ocağının faal duruma geçirilmesi meyveciliğin artırılması köylülerin ortak hedefidir. Köyün 1980 de1154 kişi 2000 de 293 kişi 2010 218 kişi
Köyden Resimler;
http://www.arapgir.gov.tr/koylerimiz2/akta-koeyue#sigProGalleriab1acedab0c














Tarihin derinliklerine inildikçe Arapgir'in mevcut olduğu görülmektedir. Profesör Derkot'a göre Eski Malatya'dan Zimmara'ya giden
